Blog arşivi

Saha 5 dk okuma

Fiber omurgada saha ek yeri planlaması

Kayıp bütçesi, ek kutusu erişimi ve bakım koridoru.

Fiber omurgada ek yeri çoğu projede kablonun bittiği yerde belirlenir: makara dört kilometrede tükenmiştir, ek oraya yapılır. Oysa ek yeri kablo boyunun değil, üç ayrı kısıtın ortak kararıdır — kayıp bütçesi, ek kutusuna erişim ve bakım ekibinin o noktaya ulaşabilmesi. Bu üçü sahada sık sık birbiriyle çelişir. Hangisini önceleyeceğinize devreye almadan önce karar vermezseniz, sonradan düzeltmek kazı maliyetiyle geri döner.
Kayıp bütçesiyle başlayalım. Hesap basittir ama sahada kolayca aşılır. Tek modlu fiberde zayıflama 1310 nanometrede kilometre başına yaklaşık 0,35 dB, 1550 nanometrede 0,22 dB civarındadır. Her füzyon eki 0,05 ile 0,1 dB, her konnektör çifti 0,3 ile 0,5 dB ekler. Sekiz kilometrelik bir omurgada iki zorunlu makara eki varken, montajı kolaylaştırmak için eklenen üç ek daha bütçeyi tek başına 0,3 dB büyütür. Bu tek başına linki düşürmez. Ama marj zaten dar tasarlandıysa, birkaç yıl sonra konnektör kirlendiğinde veya bir kazı hasarı onarıldığında sınırı ilk zorlayan yer burası olur.
Bu yüzden tasarım bütçesinin üstüne onarım payı bırakmak gerekir. Omurga ömrü boyunca en az bir kez kazıda zarar görür ve her onarım hatta iki yeni ek bırakır. Üç desibellik bir onarım payı, o günü sorun olmaktan çıkarır.
İkinci kısıt ek kutusunun fiziksel yeri. Kutunun konumunu belirleyen şey kablonun nerede bittiği değil, o kutunun beş yıl sonra hangi koşulda açılacağıdır. Rögar içine konan bir ek kutusu ilk yağmurdan sonra su altında kalır. Kutu su geçirmez olabilir, ama füzyon yapmak için onu açmanız gerektiğinde önce rögarı boşaltmanız gerekir. Aynı şekilde yol veya raylı hat altına denk gelen bir ek, sonraki her müdahalede trafik kapatma izni demektir.
Kutuyu mümkünse çalışma yüksekliğinde, sabit bir yapıya monte edilmiş halde ve üstü kapalı bir noktada konumlandırın. Bu estetik bir tercih değil: füzyon makinesi, klivaj aleti ve OTDR ile birlikte iki kişinin rahat çalışabileceği bir alan gerekir.
Üçüncü kısıt tehlikeli alan sınırı. Ex bölgesi içine denk gelen bir ek noktası, her müdahalede ateşli çalışma izni ve gaz ölçümü demektir. Füzyon makinesi ark üretir; zone 1 veya zone 2 içinde izinsiz çalıştırılamaz. Omurga güzergâhı zorunlu olarak tehlikeli alandan geçiyor olsa bile, ek noktalarını bu sınırın dışına taşımak neredeyse her zaman mümkündür. Birkaç yüz metre fazla kablo, ömür boyu sürecek izin trafiğinden ucuzdur.
Servis payı, çoğu projede en çok pişmanlık yaratan kalem. Her ek noktasında kutunun iki yanında 10 ila 15 metre sarım bırakın. Bu pay olmadan, ileride yapılacak bir onarım eki için kabloyu kutudan çıkarıp yeniden çekmeniz gerekir. Sarımı düzgün bir askıya veya sarım tepsisine alın; yere bırakılan servis payı iki yıl içinde ezilir.
Bakım koridoru dediğimiz şey ek noktasına giden erişim yoludur. Ek kutusunun bulunduğu noktaya araçla yaklaşabiliyor musunuz? Füzyon makinesi için elektrik var mı, yoksa jeneratör mü getireceksiniz? Tozlu bir ortamda çalışıyorsanız çadır kurabilecek yer var mı? Bu sorular tasarım masasında sorulmazsa, ilk arıza gecesinde sahada sorulur.
Devreye alma tarafında iki ölçüm birbirini tamamlar. OTDR ile her ek noktasını çift yönlü ölçün — tek yönlü ölçüm, farklı çaptaki fiberlerin birleştiği eklerde yanıltıcı sonuç verir, iki yönün ortalaması gerçek kaybı gösterir. Uçtan uca toplam kaybı ise ışık kaynağı ve güç ölçer ile ayrıca doğrulayın. OTDR izlerini as-built dokümantasyonuna ekleyin; birkaç yıl sonra bir hattın bozulup bozulmadığını anlamanın tek yolu, devreye alma günündeki iziyle karşılaştırmaktır.
Son olarak dokümantasyon. Ek kutusunun koordinatı, kutu içindeki tepsi ve fiber numaralandırması, her ekin ölçülen kaybı ve bırakılan servis payı kayıt altına alınmalı. Arıza gecesinde sahaya giden ekibin elinde bu bilgi yoksa, iş kutuyu bulmakla değil, kutunun nerede olduğunu hatırlayan kişiyi bulmakla başlar.
Ek yeri planlaması, kablo çekiminden önce bitmesi gereken bir iştir. Çekim başladıktan sonra yapılan her değişiklik, ya bütçeden ya erişimden ödün verir.

← Blog arşivi